« Önceki | Sonraki »

21/9/2007

ACABA

Bin kez öptüm yine İstanbul'u bugün
Yağmur mu yoksa ben mi ağlıyorum
Yalnız bütün şehirden özür dile
Bir gün gelirsen buralara
Sayende İstanbul sırılsıklam...
Herhangibir akşamüstü
Sensizlik yine beni yakaladı suçüstü
Şu an baktığım denizden
Ne vardı sevdalarım bir bir çıksa
İçimdeki karanlığı alsa
Kızıl saçların omuzlarımda dolaşsa
Birdaha ağlarmıyım acaba?


Ceyhun Yılmaz

21/9/2007

ASKIN KAC BEDEN

Uzun zamandır yoksun
Yoksun lu sabahlara uyanıyorum
Aynı
Bildiğin gibi
Yeni bi şey yok
Eski bi şey de yok
Sen gibi..........
Bir ben kaldım
O da...
Ben miyim değilmiyim belli değil artık
Arta kalan ne ki?
Daha ne kadar özleyebilirim seni
Şimdi yalvarsam geçmişime
Bir gün daha yaşamak istesem misket oynadığım sokakta
İlkokuldaki yerli malı haftasına katılsam?
Bana 3 beden küçük gelir çocukluğum
Sende öyle sevgilim
Boşluğunu dolduramaz kimse demiştim giderken
Gelme.........
Sana bol gelicek artık bu aşk!

Ceyhun Yılmaz

21/9/2007

BOYLE BIR SEVMEK

ne kadınlar sevdim zaten yoktular
yağmur giyerlerdi sonbaharla bir
azıcık okşasam sanki çocuktular
bıraksam korkudan gözleri sislenir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir

hayır sanmayın ki beni unuttular
hala arasıra mektupları gelir
gerçek değildiler birer umuttular
eski bir şarkğ belki bir şiir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir

yalnızlıklarımda elimden tuttular
uzak fısıltıları içimi ürpertir
sanki gökyüzünde bir buluttular
nereye kayboldular şimdi kimbilir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir.

Atilla İlhan

20/9/2007

ISTANBULU DINLIYORUM

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Kuşlar geçiyor, derken;
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
Bir kadının suya değiyor ayakları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Serin serin Kapalıçarşı
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
Güvercin dolu avlular
Çekiç sesleri geliyor doklardan
Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Başımda eski alemlerin sarhoşluğu
Loş kayıkhaneleriyle bir yalı;
Dinmiş lodosların uğultusu içinde
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir yosma geçiyor kaldırımdan;
Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
Birşey düşüyor elinden yere;
Bir gül olmalı;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir kuş çırpınıyor eteklerinde;
Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum;
Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum;
Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
Kalbinin vuruşundan anlıyorum;
İstanbul'u dinliyorum.

Orhan Veli

20/9/2007

BENİ GÜZEL HATIRLA

Beni güzeL hatırLa bunLar son satırLar...
Farzetki bir rüzgardım esip geçtim hayatından
yada bir yağmur,seL oLdum sokağında
sonra toprak çekti suyu...
KayboLup gittim beLkide bir rüya idim senin için...
Uyandın ve ben bittim...


Beni güzeL hatırLa
Çünkü sevdim seni ben herşeyini...
Sana sırdaş oLdm,dost oLdum koynumda ağLadın...
Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini...
Beni üzdün kınamadım...
ALışıktım vefasızLığa el oLdun aLdırmadım...


Beni güzeL hatırLa...
Sana unutuLmaz geceLer bıraktım...
En yorgun sabahLar...
Sana güLüşümü,gözlerimi sonra sesimi bıraktım...
En güzeL şiirLeri okudum gözLerine baka baka...
SöyLenmemiş merhabalar sakLadım her köşeye...
VedaLar bıraktım dudakLarda...
Ne ararsan bir sevdanın içinde;
FazLasıyLa bıraktım ardımda...


Beni güzeL hatırLa...
Dizlerimde uyuduğunu düşün...
Saçını okşadığımı,üşüyen eLLerini ısıttığımı...
MutLu oLduğun anLarı getir gözünün önüne...
ALnından öptüğüm dakikaLarı...
Birazdan kapını çalan kişinin ben oLabiLeceğimi düşün!
Şaşırtmayı severim biLiyorsun!
Bu da sana son sürprizim oLsun...
Şimdi seninLe yaşanan günLeri ateşe veriyorum...
Beni güzeL hatırLa
GİDİYORUM...



Orhan Veli Kanık